Şirk

İnsanların ikilik (dualite) bilincinden kurtulmaları kolay değildir. İslama göre ikilik, gizli şirk olarak tanımlanır. Hz. Muhammed (sav)’in şefaâtinin ümmetinden büyük

günah işleyenlerin üzerine olacağı hadîslerde bildirilmektedir. Günahların en büyüğünün şirk olduğu düşünülürse, Hz. Muhammed (sav)’in kurtaracağı kişilerin müşrikler olacağını tahmîn etmek zor değildir. Acaba bu müşrikler kimlerdir?

Hz. Muhammed (sav) “Ben sizin âşikâre şirke düşmenizden korkmam, gizli şirke düşmenizden korkarım” diye buyurduğuna göre;

– Âşikâre şirk ne demek?

– Gizli şirk ne demektir? diye bir soru akla gelmektedir.

Âşikâre şirk, kişinin Allah’a inanmasının yanı sıra başka ilahlara (tanrılara) da inanması demektir. Hz. Muhammed (s.a.v.) 23 yıl insanları bu düşünce tarzından kurtarmak için uğraşmıştır ve başarıya ulaşmıştır. Ancak gizli şirk ise o zamandan beri hâlâ devam etmektedir. Bu konu ile ilgili kitaplarda gizli şirk konusunda ayrıntılı bilgilere rastlamak biraz zordur.

Gizli şirki ise, “kişinin kendisini Allah’tan ayrı bir varlık olarak görmesi, hattâ kendisini karşısındaki kişi veya kişilerden de ayrı bir varlık olarak görmesidir” diye tanımlayabiliriz.

Bu durumda, bu konuyu bilen kişiler hâriç, dünyadaki tüm insanlarının gizli şirk içinde oldukları anlaşılır.

Bugün dünyadaki sıkıntıların esas kaynağı da budur.

Gizli şirkten kurtulmadıkça insanların bu dünyada mutlak anlamda huzura ermeleri mümkün görünmemektedir.

Bu konuyu daha ayrıntılı olarak açıklamak gerekirse şunları söyleyebiliriz:

1. Biz Allah’tan ayrı bir varlık değiliz.

2. Biz (Hâşâ) Allah değiliz.

3. Biz Allah ile birlikteyiz.

Bütün mesele Allah ile birlikteliğin nasıl olduğunu anlayabilmektir. Bu birliktelik;

– Yanyana bir birliktelik mi?

– İçiçe bir birliktelik mi?

– Veya başka bir şekilde birliktelik mi?

Bu birliktelik, Ahmet ile Ahmet’in uzuvları arasındaki bir birliktelik gibidir.

Yukarıda söylediğimiz ifâdeleri burada şöyle tekrarlayabiliriz:

1. Ahmet’in eli Ahmet’ten ayrı bir şey değildir.

2. Ahmet’in eline Ahmet diyemeyiz.

3. Ahmet’in eli Ahmet ile birliktedir.

Ahmet ile Ahmet’in bütün uzuvları için aynı şeyleri söyleyebiliriz.

Varlıkları tek tek ele alırsak, hepsi Allah’ın kullarıdır.

Hiçbir varlığa tek başına “Allah” diyemeyiz.

Ancak, hiçbir varlık da “Allah”tan ayrı değildir.

Buna göre;

Bir kişi eliyle bir taşı uzağa atsa,

Bu taşı atanın o kişi olduğu da söylenebilir,

Bu taşı atanın “Allah” olduğu da söylenebilir.

Gerçekte atan ise “Allah”tır.

Kur’ân’da Allah bir âyette “Ve mâ rameyte iz rameyte velâkinnallâhe ramâ”: Attığın zaman sen atmadın, atan Allah’tı! (Enfâl, 17) buyurmaktadır.

Başka bir âyette de “Ve mâ teşâûne illâ en yeşâ Allah”:

Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz, (İnsan, 30) diye buyurulmaktadır. Bu bir yerde bizim dilememizin Allah’ın dilemesi olduğunu ifâde etmektedir.

Âyeti “Siz dileyemezsiniz, dileyen Allah’tır” şeklinde de tercüme edebiliriz.

“Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız” (Kaf 16)

“Nerede olursanız olun, O sizinle berâberdir” (Hadîd, 4)

“Nefislerinizde! Hâlâ görmüyor musunuz?” (Zâriyat, 21)

gibi birçok âyet varken, kendini bilen bir kişi “Allah göklerde veya her yerde” gibi ifâdeleri nasıl kullanabilir? Allah’ın zaman ve mekândan münezzeh olduğunu ifâde edenlerin, aynı zamanda “Her yerde, ama benim dışımda” şeklinde bir düşünceye sahip olmaları anlaşılabilir bir şey değildir.

“Allah var ama O’nun yanısıra ben de varım” gibi bir anlayış gizli şirkin tâ kendisidir. Yâni kişi bir yerde kendisini Allah’a eş koşmuş olmaktadır. Ama bunun farkında değildir.

“Mü’min mü’min’in aynasıdır” hadîsine göre bir kişi kendisini karşısındaki kişiden nasıl ayrı görebilir?

Kısaca söylemek gerekirse, birçok insan bilerek veya bilmeyerek gizli şirkin içinde yaşamaktadır. Kur’ân’a göre gizli şirk içinde de olsa insanlar cennete gideceklerdir, ama bu dünyada sıkıntılı bir hayat süreceklerdir.

Hz. Muhammed (sav)’in gizli şirk içinde olanlar diye sözkonusu ettiği kişiler, Kur’ân’a göre “Ebrâr” diye ifâde edilen “Kitabı sağ elinden verilenler”dir. Ebrâr, iyi insanlar demektir. Ancak benliklerinden tamamen kurtulamadıkları için bu dünyada bazen neşeli, bazen de sıkıntılı bir hayat yaşayanlardır.

Kur’ân’da “Ve men kâne fî hâzihî a’mâ fehüve filâhireti a’mâ..”: Bu dünyada âmâ (kör) olan âhirette de âmâ (kör) olacaktır (İsrâ, 72), âyetine göre 2 grup insan vardır:

1. Âmâ olanlar (kendini bilmeye çalışanlar, kalp gözü kapalı olanlar, ebrâr)

2. Âmâ olmayanlar (kendini bilenler, kalp gözü açık olanlar, mukarrebûn)

“Hasenâtül ebrâr, seyyiâtül mukarrebûn” diye bir söz vardır. Buna göre ebrârın yaptıkları hasenât, yâni iyi işler bile mukarrebûnun nazarında seyyiâttan, yâni kötü işlerden sayılır.

Çünkü ebrâr yaptıkları işleri kendilerine atfederler. “Bu işi ben yaptım, sen yaptın” gibi ifâdeler mukarrebûna göre gizli şirkten sayılır.

Gizli şirk ifâdesi sâdece hadîslerde geçmektedir.

Kur’ân’da ise gizli şirk ifâdesi geçmez. Sâdece “şirk” kelimesi vardır. Ve Şirk içinde bulunanların asla gerçek kurtuluşa eremeyecekleri, azâb içinde olacakları ifâde edilmektedir.

“Azâb” kelimesi Arapçada “Eziyet ve lezzetin birlikte yaşanması” anlamına gelmektedir.

Yâni, gizli şirk içinde bulunanlar bu dünyada bâzen sıkıntılı, bâzen de sevinçli hâller yaşarlar. Bâzıları lezzeti önce, eziyeti sonra yaşarlarken, bâzıları da eziyeti önce, lezzeti sonra yaşarlar.

Bilinçlerinde perde olanlar, yâni kendini bilmeyenler sürekli olarak bu halleri yaşarlar.

Kur’ân’da başka bir tasnife göre 3 grup insan vardır:

1. Kitabı sol elinden verilenler (Cehennem ehli)

2. Kitabı sağ elinden verilenler (Cennet ehli, ebrâr)

3. Hesapsız kitapsız olarak cennete girenler (Mukarrebûn, Allah’a yakın olanlar) (Vâkı’a, 7-12)

Birinci grup insanlar, kendilerini ve Allah’ı bilmeyenlerdir (Açık şirk içinde olanlar).

İkinci grup insanlar, kendilerini ve Allah’ı bildiğini zannedip de gerçekte bilmeyenlerdir (Gizli şirk içinde olanlar).

Üçüncü grup insanlar, hem kendilerini, hem de Allah’ı bilenlerdir (Gerçek tevhîd ehli olanlar).

Aynaya bakıp da aynadaki görüntüsüne saldıran veya ondan kaçan kişi âşikâre (açık) şirk içinde olan kişinin durumu gibidir.

Aynaya bakıp da aynadaki görüntüsüne hayran hayran bakan kişi ise gizli şirk içinde olan kişinin durumu gibidir.

Çünkü ikilikten (dualiteden) kurtulamamıştır.

İkilikten (gizli şirkten) kurtulmak kolay değildir.

İkilikten kurtumak için aynaya doğru yürümek, aynaya yaklaşmak gereklidir.

Sitede yer alan makaleler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, tıbbi tavsiye yerine geçmez. Her hangi bir tanıya ihtiyacınız varsa mutlaka doktor veya eczacınızla görüşünüz.
Ormus Satın Al I Manna Satın Al I Bovis Giza Piramidi Satın Al I Orgon Orgonit Piramidi Satın Al I